Teberra (Arapça: تبرّی), kelami bir kavramdır ve özellikle Şiaların ve bazı İslami fırkaların yanında inançsal bir öğreti ve dini bir davranış biçimidir. Allah ve dini evliyaların düşmanlarından uzak durmak anlamına gelir.
"Teberra", "tefauul" vezninden ve "bere'e" (بَرَءَ) kökünden; aslı "teberru" olan Arapça bir mastardır. Sözlükte birlikte olmanın uygunsuz olduğu şeyden uzak durmak anlamına gelmektedir.
Teberra kavram ve öğretilerinin Kur'an-ı Kerim'de kökeni vardır. Kur'an'da Allah ve Peygamberi'nin müşriklerden beri olduğunu ilan ederek, "Beraat" suresinin yanı sıra, yirmi surede de beraat sözcüğü ve türevleri otuz yerde zikredilmiştir.
Hz. Resul-i Kibriya Efendimizden nakledilen hadislerde teberranın önemine vurgu yapılmıştır. Efendimiz beraatı imanın en önemli ve sağlam dallarından biri olarak zikretmiştir.
İslam mezhep ve fırkalarının çoğu, Kur'an-ı Kerim ve Hz. Resul-i Ekrem'in hadislerinin vurgusu ile teberra inancına sahiptir.
Şialar teberra'yı tevella ile birlikte füru-u dinin bir parçası ve farz bilmektedirler. Teberra'dan maksat, Hz. Peygamber-i Ekrem'in Ehlibeytinin düşmanlarına düşmanlık gütmek ve onlardan beri olmaktır.
Kur'an-ı Kerim çeşitli surelerde şirkten, putperestlikten beraatin ölçüsünü belirlemiştir. Mümtehine suresinde Hz. İbrahim ve takipçilerinin teberrisinden söz etmiştir.
Teberranın ifade edilmesi hakkında Şialar ve Sünniler arasında geniş farklılıklar söz konusudur.
İlahi hükümlerin tamamı temel insani fıtratla uyum içinde kararlaştırılmıştır. İnsan vücudunda muhabbet noktasının karşısında nefret ve düşmanlık adında bir nokta belirlenmiştir.