Hasan bin Ali bin Ebi Talib (a.s), On İki İmam'ın ikincisi ve Ehlibeyt'ten dördüncü masumdur. Hicri 3. yılda (bazı kaynaklara göre 2. yılda) Ramazan ayında Medine'de dünyaya gelmiştir. Babası Hz. Ali (a.s), annesi Hz. Fatıma'dır (s.a); dedesi Hz. Muhammed'dir (s.a.a). Künyesi Ebu Muhammed, en meşhur lakabı Taki'dir; ayrıca Tayyip, Zeki, Seyyid ve Sebt lakaplarıyla da anılır.
İmam Hasan, Hz. Ali ve Hz. Fatıma'nın büyük oğludur. Dedesi Hz. Peygamber'in yanında yedi yıl yaşamış, Mübahele olayında ve Hadis-i Kisa'da yer almıştır. Kaynaklarda onun Hz. Peygamber nezdindeki yüksek konumunu gösteren birçok hadis bulunmaktadır. "Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendisidir" sözüyle anılır.
Babası Hz. Ali'nin döneminde Cemel, Sıffın ve Nehrevan savaşlarına katılmıştır. Hicri 40 yılında babasının şehadetinden sonra imamet görevini üstlenmiş, hükümet dönemi altı ay üç gün sürmüştür.
Muaviye ile olan mücadele sırasında ordusunda disiplin bozulmuş, bazı komutanlar ihanet etmiş ve halkın bir kısmı yağma olaylarına karışmıştır. İmam Hasan, kan dökülmesini önlemek ve dinin korunmasını sağlamak amacıyla hicri 41 yılında Muaviye ile barış antlaşması imzalamıştır.
Antlaşmanın temel maddeleri şunlardır: yönetimin Kur'an ve Sünnet'e uygun yürütülmesi, hilafetin Muaviye'den sonra İmam Hasan'a geçmesi, Hz. Ali'ye küfür ve lanet okunmasına son verilmesi, Haşimoğulları için ödenek ayrılması, eski kinlerin bırakılması ve Hz. Ali'nin taraftarları ile Ehlibeyt üyelerinin can güvenliğinin sağlanmasıdır.
İmam Hasan hicri 50. yılın Safer ayında, 48 yaşında şehit olmuştur. Çoğu Şii ve Sünni kaynağa göre zehirlenerek şehit edilmiş; Muaviye'nin tertibiyle eşi Ca'de bint Eş'as'ın rol oynadığına dair rivayetler nakledilmiştir. Bazı Sünni kaynaklar ise doğal ölümden söz eder.
Vasi olarak kardeşi İmam Hüseyin'i (a.s) tayin etmiştir. Hz. Peygamber'in kabrinin yanına defnedilmesine karşı çıkılması üzerine Medine'deki Cennetü'l-Baki mezarlığına defnedilmiştir.