Aşura Ziyareti (Arapça:زيارة عاشوراء), Şiaların uzaktan ve yakından İmam Hüseyin (a.s) ve yarenlerini ziyaret etmek ve Aşura vakıasını anmak için okudukları bir ziyaretnamedir. Bu ziyaretname İmam Muhammed Bakır'dan (a.s) rivayet edilmiş ve Şialar için önemli bir ziyaretnamedir.
Aşura Ziyareti’nin Senedi
Aşura ziyaretinin yer aldığı en eski ve kaynak kitap, İbn-i Kavlaveyh’in yazmış olduğu “Kamilu’z-Ziyarat” kitabıdır.[1] Kitabın müellifi, Aşura ziyaretinin metnini İmam Muhammed Bakır’dan (a.s) nakletmiştir. Aynı şekilde bu ziyareti, Şeyh Tusi (r.a) “Misbahu’l Mütehaccid”[2] kitabında “Muhammed b. İsmail b. Bazi’den, o da Salih b. Ukbe’den, o da babasından ve o da Ebu Cafer’den nakletmiştir. "Kamilu’z Ziyaret" kitabının nakli ile "Misbahu’l Mütehaccid" kitabının nakli arasında farklılıklar göze çarpmaktadır. [3] Aşura Ziyareti’nden sonra Alkame’nin Safvan’dan ve onun da İmam Cafer Sadık’tan (a.s) naklettiği “Alkame Duası” yer almaktadır.[4]
Aşura Ziyaretini Okumanın Sevabı
Alkame b. Muhammed Hazrami şöyle diyor: İmam Bakır’a (a.s) dedim ki: "Bana Aşura gününde İmam Hüseyin'i (a.s) yakından ziyaret ettiğimde veya uzak şehirlerden yada evimden o hazrete selam verdiğimde okuyabileceğim bir dua öğretin”. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurdular:
“Ey Alkame! O hazrete selam ver ve sonra iki rekat namaz kıl. Daha sonra tekbir getir ve o hazreti işaret ederek şunları (ziyaretin metnini) söyle. Bunu okumakla İmam Hüseyin’i (a.s) ziyaret eden meleklerin duasını yapmış olursun. Bu durumda Allah-u Teâlâ senin için yüz binlerce derece verir ve İmam Hüseyin (a.s) ile birlikte şehit olanlar gibi olursun. Böylece onların ulaştıkları makama ulaşır ve o hazretle birlikte şehit olanlarla birlikte anılırsın. Bunun yanında senin için her peygamber ve elçinin sevabının yanında, İmam Hüseyin (a.s) şehit olduğu günden itibaren o hazreti ziyaret edenlerin ziyaretinin sevabı yazılır.[5]
Alkame diyor ki İmam Bakır (a.s) bu ziyareti naklettikten sonra şöyle buyurdu: “Ey Alkame! Eğer her gün evinde bu ziyaretnameyi okursan, bu sevapların hepsini alırsın.”[6]
Başka bir rivayette ise: “Eğer insanlar İmam Hüseyin’i (a.s) ziyaret etmenin değerini anlasalardı, büyük bir şevkle ölümü arzulardı. Bu sevap ve mükafatlara ulaşma hasretinden beden ve ruhlarını parça parça ederlerdi.”[7]
Aşura Ziyaretinin İçeriği
- Selam: Aşura ziyareti, İmam Hüseyin’e (a.s) selamla başlamakta ve İmam Hüseyin’in (a.s) fedailerine selamla bitmektedir. Bu ziyaretname, imamet mesirinde olanlar ve bu yolda canlarını feda etmiş insanları yad etmek; yaşanmış olan musibetleri ve hadiseleri unutturmamak için insanlara o zamanı yaşatarak, dost ve düşmanı beyan eder.
- Ehlibeyt tarihine dair hatırlatma: Aşura ziyaretinde Ehlibeyt’e karşı yapılan zulümler iki farklı zamirle; “kum” (siz) ve “ke” (sen) zamirleri ile ele alınmaktadır. “Kum” zamirinin döndüğü yer Ehlibeyt ve “ke” zamirinin döndüğü yer ise, Ebu Abdullah Hüseyin (a.s) dır. Ziyaretin başında geçen şu cümlenin anlamı; “Öyleyse siz Ehl-i Beyt'e karşı zulüm ve sitemin temelini atan gruba Allah lanet etsin. Sizi kendi makamınızdan alıkoyan ve Allah'ın size tanımış olduğu makamlarınızdan sizi uzaklaştıran gruba Allah lanet etsin. Allah, sizi katleden gruba lanet etsin; size karşı savaşmak için ortam hazırlayanlara Allah lanet etsin.”[Not 1] Ziyaretin ortalarında ise "size karşı savaş açanlardan" [Not 2] cümlesi geçmektedir. Bu cümlede ise "size karşı savaş açanlardan"[Not 3] Hz. Resulullah’tan (s.a.a) sonra İslam muhalifi siyasi güçlerin Ehlibeyt'e (a.s) olan düşmanlık ve gayri insani davranışları hatırlatılmaktadır. Başka cümlesinde ise “sizinle savaşmak için bineklerini eyerleyip, gem vuran ve tam bir hazırlık içinde savaşa gidenlere Allah lanet etsin.”[Not 4] Aşura olayına işaret edilmektedir. Diğer iki bölümde ise, Ben-i Ümeyye kabilesinden ciğer yiyen Hind’in oğlunun Aşura gününü mübarek saydığı ve Al-i Ziyad ve Al-i Mervan’ın İmam Hüseyin’in (a.s) öldürülmesinden dolayı duydukları sevinç hatırlatılmaktadır.
- Lanet: Aşura ziyaretinde İmamlar (a.s) ve onların hükumetlerine karşı düşmanlık güdenler lanetlenmişlerdir. Ben-i Ümeyye, Ziyad Ailesi ve Mervan Ailesi zalim gruplar olarak zikredilmiştir. Ziyaretnamede adı geçen Ubeydullah b. Ziyad, Ömer b. Saad ve Şimr ise, isimleri zalim şahıslar olarak geçmiştir. Bu siyasi gücün asıl amacı, Ehlibeyt'e (a.s) zulmetmek ve düşmanlık güderek savaş açmak ve kan dökerek korku hakimiyeti kurmaktır. Aşura ziyaretinde yer yer ümmetin bir bölümü de lanete uğramış ve onlardan şiddetle uzak durulması istenmiştir. Ziyaretin son iki bölümünde bu lanet, tarih boyunca Muhammed ve Al-i Muhammed’e karşı yapılan ve yapılmakta olan tüm zalimleri kapsamaktadır. Bu lanetlerin amacı Müslümanların Allah’a tabi olarak Muhammed ve Al-i Muhammed’e zulüm yapan zalim tayfadan –yani imamet hükumetine muhalif olanlardan- uzak durması ve hatlarını Muhammed ve Al-i Muhammed’in (s.a.a) hattıyla uyumlu hale getirmesidir.
- Mehdilik ve İntikam alınması: Aşura ziyaretinin iki bölümünde Allah’tan İmam Hüseyin’in (a.s) intikamının alınmasının, hakkı söyleyen natık kişi, Hz. Muhammed’in Ehlibeyt'inin mensur (muzaffer) İmam'ı (a.f), hidayet edici İmam'ının (a.f) eliyle nasip edilmesi istenmektedir. Bu söylemler, Hz. Hüccet’in (a.f) zuhurunu ve onun eliyle intikamının alınacağını ortaya koymaktadır. Şiaların fikir ve hareket yapı taşını oluşturan intizar (bekleyiş) dönemindeki Mehdeviyet temeline işaret etmektedir.
- Dua: Aşura ziyaretinin diğer önemli bir duası ise şu içeriktedir: “Allah'ım! Yaşamımı Muhammed ve Ehlibeyt'inin yaşamı gibi ve ölümümü de Muhammed ve Ehlibeyt'inin ölümü gibi kıl.” [Not 5] Dünyevi ve uhrevi saadete ermek için ziyaretin sonlarında şu ifadeler kullanılmıştır: “Kendi katında Hüseyin (a.s) ve onun uğrunda canlarını feda eden ashabıyla birliktelikten kazandığım doğruluk makamını benim için sabit kıl." [Not 6]
Aşura Ziyareti'nin Metni ve Anlamı
| Aşura Ziyaretinin Arapçası | |||||
بِسْمِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِاللهِ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ رَسُولِ اللهِ (السَّلامُ عَلَيكَ يا خِيَرَةِ اللهِ وابْنَ خَيرَتِهِ) اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ اَميرِ الْمُؤْمِنينَ وَابْنَ سَيِّدِ الْوَصِيّينَ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ فاطِمَةَ سَيِّدَةِ نِساءِ الْعالَمينَ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا ثارَ اللهِ وَابْنَ ثارِهِ وَالْوِتْرَ الْمَوْتُورَ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ وَعَلَى الاَْرْواحِ الَّتي حَلَّتْ بِفِنائِكَ عَلَيْكُمْ مِنّي جَميعاً سَلامُ اللهِ اَبَداً ما بَقيتُ وَبَقِىَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ، يا اَبا عَبْدِاللهِ لَقَدْ عَظُمَتِ الرَّزِيَّةُ وَجَلَّتْ وَعَظُمَتِ الْمُصيبَةُ بِكَ عَلَيْنا وَعَلى جَميعِ اَهْلِ الاِْسْلامِ وَجَلَّتْ وَعَظُمَتْ مُصيبَتُكَ فِي السَّماواتِ عَلى جَميعِ اَهْلِ السَّماواتِ، فَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً اَسَّسَتْ اَساسَ الظُّلْمِ وَالْجَوْرِ عَلَيْكُمْ اَهْلَ الْبَيْتِ، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً دَفَعَتْكُمْ عَنْ مَقامِكُمْ وَاَزالَتْكُمْ عَنْ مَراتِبِكُمُ الَّتي رَتَّبَكُمُ اللهُ فيها، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً قَتَلَتْكُمْ وَلَعَنَ اللهُ الْمُمَهِّدينَ لَهُمْ بِالَّتمْكينِ مِنْ قِتالِكُمْ، بَرِئْتُ اِلَى اللهِ وَاِلَيْكُمْ مِنْهُمْ وَمِنْ اَشْياعِهِمْ وَاَتْباعِهِمْ وَاَوْلِيائِهِم، يا اَبا عَبْدِاللهِ اِنّي سِلْمٌ لِمَنْ سالَمَكُمْ وَحَرْبٌ لِمَنْ حارَبَكُمْ اِلى يَوْمِ الْقِيامَةِ، وَلَعَنَ اللهُ آلَ زِياد وَآلَ مَرْوانَ، وَلَعَنَ اللهُ بَني اُمَيَّةَ قاطِبَةً، وَلَعَنَ اللهُ ابْنَ مَرْجانَةَ، وَلَعَنَ اللهُ عُمَرَ بْنَ سَعْد، وَلَعَنَ اللهُ شِمْراً، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً اَسْرَجَتْ وَاَلْجَمَتْ وَتَنَقَّبَتْ لِقِتالِكَ، بِاَبي اَنْتَ وَاُمّي لَقَدْ عَظُمَ مُصابي بِكَ فَاَسْأَلُ اللهَ الَّذي َاكْرَمَ مَقامَكَ وَاَكْرَمَني اَنْ يَرْزُقَني طَلَبَ ثارِكَ مَعَ اِمام مَنْصُور مِنْ اَهْلِ بَيْتِ مُحَمَّد صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ، اَللّـهُمَّ اجْعَلْني عِنْدَكَ وَجيهاً بِالْحُسَيْنِ عليه السلام فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ، يا اَبا عَبْدِاللهِ اِنّي اَتَقَرَّبُ اِلى اللهِ وَ اِلى رَسُولِهِ وَاِلى اَميرِ الْمُؤْمِنينَ وَاِلى فاطِمَةَ وَاِلَى الْحَسَنِ وَاِلَيْكَ بِمُوالاتِكَ وَبِالْبَراءَةِ (مِمَّنْ قاتَلَكَ وَنَصَبَ لَكَ الْحَرْبَ وَبِالْبَراءَةِ مِمَّنْ اَسَسَّ اَساسَ الظُّلْمِ وَالْجَوْرِ عَلَيْكُمْ وَاَبْرَأُ اِلَى اللهِ وَاِلى رَسُولِهِ) مِمَّنْ اَسَسَّ اَساسَ ذلِكَ وَبَنى عَلَيْهِ بُنْيانَهُ وَجَرى فِي ظُلْمِهِ وَجَوْرِهِ عَلَيْكُمْ وَعلى اَشْياعِكُمْ، بَرِئْتُ اِلَى اللهِ وَاِلَيْكُمْ مِنْهُمْ وَاَتَقَرَّبُ اِلَى اللهِ ثُمَّ اِلَيْكُمْ بِمُوالاتِكُمْ وَمُوالاةِ وَلِيِّكُمْ وَبِالْبَراءَةِ مِنْ اَعْدائِكُمْ وَالنّاصِبينَ لَكُمُ الْحَرْبَ وَبِالْبَراءَةِ مِنْ اَشْياعِهِمْ وَاَتْباعِهِمْ، اِنّي سِلْمٌ لِمَنْ سالَمَكُمْ وَحَرْبٌ لِمَنْ حارَبَكُمْ وَوَلِىٌّ لِمَنْ والاكُمْ وَعَدُوٌّ لِمَنْ عاداكُمْ فَاَسْأَلُ اللهَ الَّذي أكْرَمَني بِمَعْرِفَتِكُمْ وَمَعْرِفَةِ اَوْلِيائِكُمْ وَرَزَقَنِى الْبَراءَةَ مِنْ اَعْدائِكُمْ اَنْ يَجْعَلَني مَعَكُمْ فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ وَاَنْ يُثَبِّتَ لي عِنْدَكُمْ قَدَمَ صِدْق فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ وَاَسْأَلُهُ اَنْ يُبَلِّغَنِى الْمَقامَ الَْمحْمُودَ لَكُمْ عِنْدَ اللهِ وَاَنْ يَرْزُقَني طَلَبَ ثاري مَعَ اِمام هُدىً ظاهِر ناطِق بِالْحَقِّ مِنْكُمْ وَاَسْألُ اللهَ بِحَقِّكُمْ وَبِالشَّأنِ الَّذي لَكُمْ عِنْدَهُ اَنْ يُعْطِيَني بِمُصابي بِكُمْ اَفْضَلَ ما يُعْطي مُصاباً بِمُصيبَتِهِ مُصيبَةً ما اَعْظَمَها وَاَعْظَمَ رَزِيَّتَها فِي الاِْسْلامِ وَفِي جَميعِ السَّماواتِ وَالاْرْضِ اَللّـهُمَّ اجْعَلْني فِي مَقامي هذا مِمَّنْ تَنالُهُ مِنْكَ صَلَواتٌ وَرَحْمَةٌ وَمَغْفِرَةٌ، اَللّـهُمَّ اجْعَلْ مَحْياىَ مَحْيا مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد وَمَماتي مَماتَ مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد، اَللّـهُمَّ اِنَّ هذا يَوْمٌ تَبَرَّكَتْ بِهِ بَنُو اُمَيَّةَ وَابْنُ آكِلَةِ الاَْكبادِ اللَّعينُ ابْنُ اللَّعينِ عَلى لِسانِكَ وَلِسانِ نَبِيِّكَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ فِي كُلِّ مَوْطِن وَمَوْقِف وَقَفَ فيهِ نَبِيُّكَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ، اَللّـهُمَّ الْعَنْ اَبا سُفْيانَ وَمُعاوِيَةَ وَيَزيدَ ابْنَ مُعاوِيَةَ عَلَيْهِمْ مِنْكَ اللَّعْنَةُ اَبَدَ الاْبِدينَ، وَهذا يَوْمٌ فَرِحَتْ بِهِ آلُ زِياد وَآلُ مَرْوانَ بِقَتْلِهِمُ الْحُسَيْنَ صَلَواتُ اللهِ عَلَيْهِ، اَللّـهُمَّ فَضاعِفْ عَلَيْهِمُ اللَّعْنَ مِنْكَ وَالْعَذابَ (الاَْليمَ) اَللّـهُمَّ اِنّي اَتَقَرَّبُ اِلَيْكَ فِي هذَا الْيَوْمِ وَفِي مَوْقِفي هذا وَاَيّامِ حَياتي بِالْبَراءَةِ مِنْهُمْ وَاللَّعْنَةِ عَلَيْهِمْ وَبِالْمُوالاةِ لِنَبِيِّكَ وَآلِ نَبِيِّكَ عَلَيْهِ وَعليهم السلام Sonra yüz defa şöyle söylenir: اَللّـهُمَّ الْعَنْ اَوَّلَ ظالِم ظَلَمَ حَقَّ مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد وَآخِرَ تابِع لَهُ عَلى ذلِكَ، اَللّـهُمَّ الْعَنِ الْعِصابَةَ الَّتي جاهَدَتِ الْحُسَيْنَ (عليه السلام) وَشايَعَتْ وَبايَعَتْ وَتابَعَتْ عَلى قَتْلِهِ، اَللّـهُمَّ الْعَنْهُمْ جَميعاً Sonra da yüz defa şöyle söylenir اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِاللهِ وَعَلَى الاَْرْواحِ الَّتي حَلَّتْ بِفِنائِكَ عَلَيْكَ مِنّي سَلامُ اللهِ اَبَداً ما بَقيتُ وَبَقِيَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ وَلا جَعَلَهُ اللهُ آخِرَ الْعَهْدِ مِنّي لِزِيارَتِكُمْ، اَلسَّلامُ عَلَى الْحُسَيْنِ وَعَلى عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ وَعَلى اَوْلادِ الْحُسَيْنِ وَعَلى اَصْحابِ الْحُسَيْنِ، Sonra şöyle devam edersin اَللّـهُمَّ خُصَّ اَنْتَ اَوَّلَ ظالِم بِاللَّعْنِ مِنّي وَابْدَأْ بِهِ اَوَّلاً ثُمَّ (الْعَنِ) الثّانيَ وَالثّالِثَ وَالرّابِعَ اَللّـهُمَّ الْعَنْ يَزيدَ خامِساً وَالْعَنْ عُبَيْدَ اللهِ بْنَ زِياد وَابْنَ مَرْجانَةَ وَعُمَرَ بْنَ سَعْد وَشِمْراً وَآلَ اَبي سُفْيانَ وَآلَ زِياد وَآلَ مَرْوانَ اِلى يَوْمِ الْقِيامَةِ Sonra secdeye kapanıp şöyle dersin اَللّـهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ حَمْدَ الشّاكِرينَ لَكَ عَلى مُصابِهِمْ اَلْحَمْدُ للهِ عَلى عَظيمِ رَزِيَّتي اَللّـهُمَّ ارْزُقْني شَفاعَةَ الْحُسَيْنِ يَوْمَ الْوُرُودِ وَثَبِّتْ لي قَدَمَ صِدْق عِنْدَكَ مَعَ الْحُسَيْنِ وَاَصْحابِ الْحُسَيْنِ اَلَّذينَ بَذَلُوا مُهَجَهُمْ دُونَ الْحُسَيْنِ عليه السلام
|